Neden Motosiklet Ehliyeti Almalısınız?

Motosikletle gezi yapmanın birçok cazip nedeni var. Önümüz bahar ve şu anda tam bir eğitime yazılıp sıcak mevsimlere, yani motosikletin “sezon” diye tabir edilen en keyifli havalarına yetişmek için ideal zamandayız.

Motosiklet gezisi

 

Öncelikle yaygın bir yanlışı düzelteyim: Motorsiklet değil, motosiklet! Çok doğru bir kullanım olmasa da kısaca motor da diyebilirsiniz.

Motorsiklet değil, motosiklet.

Öğrenmekte fayda var…

 

Ardından, yazımızın başlığına cevap olan sebepleri sıralayabilirim:

1. Trafikte avantaj sahibi olursunuz.

Motosiklet sürücüleri otomobil kullanıcılarının çektiği trafik çilesini, büyükşehirlerdeki dur-kalk rutinini çoğunlukla yaşamazlar. Köprü ve ücretli yollarda çok daha düşük ücretler öderler. Park yeri arama dertleri pek olmaz, otoparka bırakma zorunlulukları yoktur ve özel bir yere bırakılmadığı sürece park ücreti ödemekten muaftırlar. Ayrıca dar alanlardan rahatlıkla geçebilirler.

 

2. Ekonomik anlamda avantaj sahibi olursunuz.

Benzin tüketimi, özellikle trafiğe takılmak söz konusu da olmadığı için otomobillerin çok altındadır. Bazı motosikletlerde depoyu doldurup benzin almak kavramını unutacak kadar yol veya zaman geçirebilirsiniz. Vergiler ve diğer masraflar konusunda otomobillere göre çok daha cüzdan dostudur.

 

3. Farklı bir deneyim yaşarsınız.

Motosiklet demek rüzgar demektir. Giderken rüzgarı hissetmek otomobille yaşayabileceğiniz bir deneyim değildir. Hayatınızda bir değişiklik yapmak için motosiklete binmelisiniz. Ayrıca motosikletin ruhani bir yanı da vardır. Varmayı değil yolda olmayı seversiniz, çünkü motosiklet sizinle bütünleşen, tüm vücudunuzla kullandığınız bir vasıtadır ve onu kullandığınız sürece keyif alırsınız. Motosiklet tutkunları sürmek için varış noktaları, rotalar belirlerler. Amaçsızca sadece yol yapmak için motorlarının üstüne atlarlar. Motosiklet minimaldir, büyük yükler taşımanız, uzun uzun düşünmeniz gerekmez. Başınızı alır gidersiniz, eşinizi alır gidersiniz, birkaç eşya yüklenir yola çıkarsınız…

 

4. Doğaya yakın olursunuz.

Motosiklet çevre dostudur, otomobil kadar büyük kirletme potansiyeli yoktur. Motosiklet sürücüleri rüzgara, açıkhavaya aşina, doğaya saygılı, canlılara dost ve yardımseverdirler. Kamp tutkunları için vazgeçilmezdir, zor ulaşılan yerlerde kamp yapmak için bir motosikletiniz olması yeterlidir.

 

5. Güzel dostluklar kurarsınız.

Motosiklet sürücüleri birbirlerini tanımasalar bile birbirlerine dost ve yardımseverdirler. Otomobillerde nadir görülen kulüpleşme ve dayanışma yapısı motosikletçilerde yaygındır. Kulüplere, birliklere ya da sadece motor kullanan arkadaşlarınıza katılarak geziler yapabilir, dostluklar kazanabilir ve eğlenebilirsiniz.

 

6. Yalnızlığı da kutsayabilirsiniz.

Motosiklet kafanızı dinlemek, stresinizi atmak, hobi sahibi olmak için en iyi yollardan biridir. Arkadaşlarınızla planlar yapıp sürebileceğiniz gibi, tek başınıza da dünyayı arkanızda bırakabilirsiniz. Hem sosyal hem kişisel bir araçtır. Otomobillere göre nispeten küçük ve basit yapılı olduğu için çok ciddi durumlar dışında tamiri, servisi de kolaydır, birçok şeyi kendiniz halledebilirsiniz. Yolda kalsanız bile otomobilcilerin aksine sizi gören birçok motorcu durup yardım etmek için ellerinden geleni yapacaklardır.

 

7. Yolun dışına çıkarsınız.

Motosiklet gezi yapmak için en ideal vasıtalardan biridir. Dünyanın diğer araçlarla gidilemeyecek yerlerine ulaşabilir, farklı rotalar oluşturabilirsiniz. Motosiklet biraz başına buyruktur, hemen yola çıkmaya müsaittir. Bulunduğunuz yeri beğenmiyorsanız bir sonrakine geçmek için tek engel uykudur. Otomobil gibi kenara çekmek için bir alana bile ihtiyaç duymazsınız. Toprağa, patikaya, araziye ve bilimum alternatif yollara girebilirsiniz. Yine de tek başınayken macerayı abartmamanız gerekir…

 

İkna olduysanız şöyle devam edelim:

Nereden başlamalısınız?

Anlattıklarım bir yana, motosiklet hafife alınmaması gereken bir araçtır ve gerekli eğitimler alınmadan trafiğe atılmamak gerekir. Türkiye’deki trafik koşulları ve sürücülerin profili söz konusu olduğunda, riskleri de vardır ama kesinlikle tehlikeli değildir. Motosikleti tehlikeli yapan sürücüsü ve diğer sürücülerdir. Bilinmesi gereken bir başka nokta ise sürücü kurslarının verdiği eğitimin asla yeterli olmayacağı ve üstüne teknik eğitimler almanız gerektiğidir.

Otomobille karşılaştırma yapılmamalıdır, çünkü motosikletin dinamikleri ve dengeye dayalı kullanımı gereği kendine has teknikleri ve püf noktaları vardır. Otomatik vites otomobile benzetebileceğimiz scooter’lar (ya da artık Türkçeleşmiş adıyla skuter veya sukuter) başlangıç için daha uygundurlar ama bu şekilde başlamak şart değildir. Özellikle otomobil ve trafik tecrübesi olmayanlar, motosikletle trafik hayatına atılacaklarsa, motosikletin vitesi ve sürüş dinamikleriyle uğraşmak yerine bu kolay kullanımlı motorlarla başlayarak trafiğe kendilerini verebilir, adaptasyon sürecini kolaylaştırabilirler.

Motosiklette “cc” yani motor hacmi kavramı önem kazanır. Düşük cc’li, daha sakin, aşırı hız yapmayan, ani atılımlar yapmayan, agresif olmayan motosikletlerle başlangıç yapmak, riskleri azaltması açısından önerilir.

Ayrıca motosiklet kullanmanın koruyucu ekipman giymeyi gerektiren bir yanı vardır. Bir klişe olarak “motosiklette kaporta insandır” deyişini sıklıkla duymanız olasıdır. Otomobilden farklı olarak etkilere açık bir şekilde, etrafınızda bir koruma olmadan sürüş yapmanız sebebiyle güvenlik ve koruyucu ekipman konusu motosiklet sürüşünde elzemdir. Trafikte belirlenmiş minimum zorunluluk kask olmasına rağmen bu konu oldukça önemlidir; hem vakit hem de bütçe ayırmanız gerekir. Motosiklet koruma ekipmanları sizi ölümsüz yapmaz, bu sebeple eğitim her zaman önceliklidir.

Ülkemizde her yıl şubat ayının son haftasonuna denk gelen perşembe-pazar günleri arasında, 4 gün boyunca yapılan motosiklet ve bisiklet fuarı MotoBike İstanbul motosiklet sezonunun açılışını temsil eder. Denk getirebilirseniz burada neredeyse bütün üreticileri, aksesuar satıcılarını, motosiklete (ve genlerini aldığı bisiklete) dair birçok önemli konuyu bir arada bulma şansını yakalayabilirsiniz. Çeşitli şovlar ve eğitimlerin yanısıra, her yılın yeni modellerini yakından görme fırsatını yakalayabilirsiniz ve kimbilir belki yeni motosikletinizi buradan fuara uygun fiyat ve koşullarla satın alırsınız.

 

Motosiklet Eğitimleri

Eğitimlerde araç hakimiyetine odaklanan kapalı alan eğitimleri ve trafik sürüşüne odaklanan yol eğitimleri iki ayrı ekolü temsil eder. Hakimiyet eğitimlerinde Japonlar, yol eğitimlerinde de İngilizler ve Almanlar dünyaca geçerli sistemler geliştirmişlerdir. Ülkemizde Honda ve Yamaha firmaları kendi bünyelerinde verdikleri eğitimlerle Japon ekolünde öncüdürler. KTM ve BMW gibi markalar da eğitimler sunan Alman ekollü firmalardır. Arazi sürüşü alanında uzman olan KTM'den ayrıca bu eğitimleri de alabilirsiniz. Yol eğitimleri için uluslararası eğitim standartları olan ROSPA (The Royal Society for the Prevention of Accidents), IAM (Institute of Advanced Motorists), DIA (Driving Instructors Association), ADAC (Allgemeiner Deutscher Automobil Club) gibi akreditasyonlara sahip olan Motto Akademi, Art MotoAkademi, Roadcraft Academy, Adarat ve OMM gibi kurumların yanı sıra, küçük grup eğitimleri ve birebir eğitimlerde marka olmuş Rahmi Barutçu ve Caner Atagün gibi eğitmenlerle bağlantıya geçebilirsiniz.

 

Motosiklet Gezileri

Gelelim asıl konumuza: Motosikletle seyahat. Günlük kullanımınızın, ev-iş ulaşımınızın dışında, yapacağınız geziler motorunuzdan alacağınız zevki katlayacak, hayata bakışınızı değiştirecek. Şunu belirtmem gerekir ki, her türlü motorla hemen her türlü gezi yapılabilir. Çöllere, buzullara veya çok ekstrem alanlara gitmiyorsanız çok basit, yalın bir motorla dünyayı gezebilirsiniz. Gezen örnekler çok var. Eski bir motorla da çok uzun yollar katedebilirsiniz. 1969 model 150 cc'lik Vespa Spring scooter'la 19 defa İngiltere'ye gidip gelen, Avrupa'nın neredeyse tamamını gören ve Amerika'yı baştan başa gezen efsane motorcu Osman Gürsoy'la tanışın isterim:

 

 

Çok detaya inmeden bahsedecek olursam motosikletle seyahatte belli kriterler öne çıkar. Bunlardan bazıları:

  1. Cafe Gezginliği
    Şehir içinde kafelere, sahillere, iki nokta arasındaki kısa mesafelere yapılan umarsızca sürüşleri ve arkadaşlıkları barındırır. İşin başlangıç basamağıdır diyebilirim.
  2. Off-road ve Kampçılık
    Toprakta kirlenmeyi sevenler sportif off-road grubunu, asfaltın dışında sakinlik arayanlar kampçı grubunu oluşturur. Çadır hayatını ya da genel olarak doğanın içinde gününüzü ve gecenizi geçirmeyi seviyorsanız bu tarz bir sürücü olabilirsiniz. Motosiklet gruplarında topluca kamp yapmak, kampa gitmek yaygın bir gelenektir. Günlük, bir gecelik veya uzun süreli kamplar planlanabilir. Off-road enduro ve kampçılığı birarada yapmak da belli seviyede mümkündür.
  3. Günübirlik Mesafeler
    Şehrinizin yakınındaki mesire yerleri, doğa parkları ve popüler alanlara; genellikle de aynı gün içinde gidip dönecek mesafelere yapılan gezileri kapsar. İstanbul'dakiler için Şile, Polonezköy, Riva, Uçmakdere gibi rotalar, hatta Tekirdağ popüler örneklerdir.
  4. Haftasonu Gezileri
    İstanbullular için Bursa gibi civar iller, vakti yola, geziye ve dinlenmeye ayıracak şekilde planlanabilecek haftasonu alternatifleridir. Pazartesi-salıyı veya perşembe-cumayı haftasonuna bağlayacak şekilde "uzun haftasonu" (long weekend) planı yapılarak yazın Bozcaada, Güney Marmara sahilleri, Ege, hatta Akdeniz'e uzanılabilir.
  5. Virajlar
    Motosiklet kullanmanın asıl keyfini virajlarda çıkarırsınız. Virajlar motosikletler için vardır. Sadece virajlı olduğu için gidip gelinen belli başlı yollar vardır. İstanbullular için Şile-Teke yolu, Ankaralılar için Kargasekmez en bilinen ve tercih edilen virajlı rotalardır. Avrupa'nın virajlarıyla ünlü Dolomitler ve Alpler bölgeleri ise bu konunun zirvesi kabul edilirler.
  6. Anadolu Rotaları
    Anadolu toprakları gezmekle görmekle bitmez bir çeşitliliğe sahip olduğu için sınırsız rota alternatifi vardır. Karadeniz gezileri ve Güneydoğu gezileri gibi bölgeleri kapsayan örneklerde köyleri geze geze, yollarda tarihi ve kültürel alanlara uğrayarak, zengin bir sürüş planı gerçekleştirmek mümkün.
  7. Yunanistan
    Komşumuz Yunanistan motosiklet tutkunları için, asfalt kalitesi, geniş ve tenha yollar, yakınımızdaki Avrupa olması gibi sebeplerle oldukça popülerdir. Gümrük ürünleri, uygun yeme-içme fiyatları, damak tadımıza yakın lezzetler, zengin doğası, tarihi, kültürü, medeni şehirleri de yolları dışındaki cazibe unsurları olmaktadır.
  8. Avrupa
    Avrupa'yı uçakla gidip görmek yerine, yollarının tadına vararak gezmek motosiklet tutkunları için tek alternatiftir. Nordkapp (Avrupa'nın en kuzey ucu) gibi soğuk varış noktalarının yanısıra virajlı dağ yolları, Avrupa köyleri ve scooter'ın anavatanı Roma gibi sayısız güzellik vardır motorcular için Avrupa'da.
  9. Uzak Rotalar
    Dünyayı gezmek kadar geniş bir kapsamı olsa da, basitçe mali yükü yüksek olan rotalardır diyebilirim. Farklı kıtalar, farklı iklimler, farklı koşullar görmek isteyen maceraseverlerin tercihidir. Sırt çantasıyla kıtaları gezmekten daha ciddi sorumluluklar ister, bu sebeple biraz daha ileri seviye olduğunu kabul etmek gerekir.

 

Motosiklet bir tutkudur, alışkanlık yapan keyifli bir süreçtir ve gittikçe derinleşen bir konudur. Sadece başlamanız yeterlidir, gerisi kendiliğinden gelir…

Konunun kalanını da önümüzdeki diğer motosiklet yazılarına bırakmak gerekir.

 

Sero Bey

Sero Bey

Okur-yazar-çizer-gezer. Tasarım kökenli, köklerinden bağımsız göçebe.

2 Comments

  • selçuk beğ

    motosiklet çok eğlenceli yeaa

    9 Şubat 2017 at 6:06
  • İsminiz

    Güzel derleme olmuş + rep ^_^

    8 Şubat 2017 at 20:24

Yorum Yazın