2016 Yazı İçin Farklı Bir Plan: Dubrovnik Deniz Tatili

Lord Byron Dubrovnik için mücevher demiş. George Bernard Shaw ise bu şehri, yeryüzündeki cennet diye tanımlıyor.

Şehrin her yeri tarih kokuyor ve beni içine çekiyor. Tabii eski şehirden (Old City) söz ediyorum. Burası dünya kültür mirası listesinde bulunuyor.

Görülmesi gereken yerler arasında ilk önce saat kulesi geliyor. Zaten eski şehir merkezinde gezinirken, şehrin simgesi olarak tanımlanan Saat Kulesi'ni görmemeniz mümkün değil. 

Labirent misali daracık sokaklarda kaybolun ve ana meydanın arkalarındaki ücra köşeleri keşfe çıkın. Tarihte gezintiye çıkmışsınız gibi hissedeceksiniz.

Kafaları Karıştıran Soru: Dubrovnik Vizeli Mi?

Bu soru internette gezinirken sizi en çok ikileme düşürecek sorulardan biri olacaktır; çünkü kaynakların yarısı Hırvatistan'ın Türk vatandaşlarından vize istediğini diğer yarısı da istemediğini savunuyor. 2013 yılından itibaren, üzülerek söylüyorum ki, Hırvatistan seyahatlerimiz için vize almamız gerekiyor.

 

dubrovnik sehir merkezi

 

Dubrovnik Gezilecek Noktalar

Dubrovnik'te dolaşırken aklınıza hemen "daha önce bu güzelliği neden görmemişim" sorusu geliyor. Birden kendinizi Fransisken Manastırı'nda buluyorsunuz ve içeride Avrupa'nın en eski eczanesiyle karşılaşıyorsunuz. 1391'den beri bulunan bir eczane burası. Çocuk gibi hayal kurmaya başlamak imkansız değil bu şehirde. Daha gezilmesi gereken çok yer var. Sponza Sarayı mesela… Burası önceleri gümrük işlemlerinin yapıldığı yer, sonra banka ve şimdi de şehir arşivi olarak kullanılıyor.

Ardından Rector's Palace denen müzeyi gezebilir ve benim bütün şehirlerde en keyif aldığım ve merakla dolaştığım pazar yeri yani "morning market'de alışveriş yapabilirsiniz.

Manastırlar çok ilgi çekici. Mesela 14. yüzyıldan kalma Dominiken Manastırı. Avrupa'nın en eski ikinci sinagogu ise burada saat kulesinin yakınında bulunuyor.

Sadece yaz ayları boyunca açık olan bir başka yer ise savaş fotoğrafları müzesi. Sergiler sürekli değişiyor, o yüzden mutlaka görülmesi gereken bir müze.

Kale içini gezmek son derece keyifli fakat bir de şehir surlarında gezmek lazım. Tepeden manzara nefes kesici. Kahve molası için benim favorim Pucic Palace, burası aynı zamanda çok güzel bir otel. Eski şehrin tam ortasında, zevkle döşenmiş bir butik otel. Öğlen ve akşam yemekleri için favori yerlerimden bir tanesi  Defne isimli restoran, Pucic Palace'ın en üst katında bulunuyor diğeri ise eski limanda bulunan Lokanda Peskarija. Hiç şüphesiz burası Dubrovnik'in en iyi deniz ürünleri restoranı. Turistlerle yerli halk, sırada bekliyor. Sakın gözünüz korkmasın, beklemeye değer müthiş bir yer.

 

dubrovnik gun batimi

 

Denize girmek isteyenler için eski şehre yakın plajlar mevcut, aynca otellerin plajları da kullanıma açık. İşin aslı Dubrovnik deniz tatili için paha biçilemez bir yer. Hem insanı yoran bir kalabalığı yok, hem de yaşam turistleri "kazıklayacak" cinsten pahalı değil.

 

dubrovnik sahilleri

 
Kale içinde vakit geçirmek son derece keyifli.  Tarihi dokuyu korumanın önemini bir kez daha görüyoruz ve biraz imrenerek, daha çok da takdir ederek turlamaya devam ediyoruz.

Dubrovnik mutlaka görülmesi gereken bir mücevher. Henüz yaz aylarının başındayız ve eminim ki birçoğunuz tatil planlarını yapmaya başladınız. Dubrovnik deniz tatili isteyenlere de dolu dolu bir gece hayatı yaşamak isteyenlere de kültür – sanat meraklılarına da hitap ediyor. Ben bu güzelliği kaçırmayın ve hemen Hırvatistana uçak biletinizi alın derim. THY'nin Dubrovnik'e direkt seferler başlattığını bir kez de ben hatırlatayım!

İyi yolculuklar… 

Fergano

Fergano

Veni, vidi, vici... Gezip, görüp, fethettiğim şehirler hakkında bilgi ve resim paylaşmak hayatımın büyük bir parçası!

Yorum Yazın